SUBMISSIONS

SUBMISSION DETAIL

Meryem ÖZDEMİR PETEK
 


Keywords:



PREBİYOTİKLER, PROBİYOTİKLER, MİKROBİYOTA: ALERJİLER ÜZERİNE ETKİLERİ
 
İnsan vücudu %10 kendi hücresi ve %90’ı mevcut konağa yerleşmiş mikrobiya hücrelerden oluşmaktadır. Teknik nedenlerle bu alanda yapılan çalışmaların çoğu bakteriler üzerine olsa da mikrobiyota, bakteri virüs ve mantar dahil insan vücudundaki tüm mikro organizmaları kapsamaktadır. İntestinal mikrobiyota; vücudumuzda fizyolojik, metabolik ve immun sistem üzerinde oldukça önemli görevler üstlenmektedir. İnsan kolon mikroorganizmaları doğum öncesinden şekillenmeye başlayıp sonrası ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde de hızlı değişimlere maruz kalabilmektedir. Prebiyotikler, mikrobiyotadaki bazı mikroorganizmaların çoğalmasını ve seçici olarak aktivasyonunu sağlayarak konakçının sağlığını olumlu yönde etkileyebilen, oligosakkarit yapısında sindirilmeyen gıda bileşenleridir. Probiyotikler ise belirli miktarlarda alındığında konakçı sağlığına olumlu etkiler sağlayabilen canlı mikroorganizmalardır. Probiyotikler, bağırsak epitel hücrelerine tutunarak patojenlerin durdurulmasını ve besinlerle rekabete girerek patojenlerin gelişimini engellerler. Mikrobiyota ve probiyotiklerin antienflamatuar etkiler nedeniyle alerjik yanıtı önleyebileceği öne sürülmektedir. Probiyotiklerin antienflamatuar etkileri ile ilgili, Th1/Th2 dengesinin Th2 sitokinlerini inhibe ederek veya dendritik hücre olgunlaşması veya toll-T yoluyla düzenleyici hücre üretimini dolaylı olarak artırarak Th1'e doğru eğilmesi de dahil olmak üzere birçok mekanizma önerilmektedir. Literatürde bu konuda yapılmış çalışmalar tartışmalı sonuçlar vermiştir. Örneğin Asya ve Avrupa’ da yapılmış 28 araştırmayı inceleyen bir meta-analiz çalışmasında doğum öncesi ve sonrası probiyotik takviyesinin atopik dermatit insidansını azalttığı görülmüştür. Ancak yapılan farklı bir çalışmada probiyotik takviyenin alerjik rinit üzerine anlamlı bir etkisi olmadığı bildirilmiştir. Alerjiler konusunda söz sahibi kuruluşlar probiyotik takviyeler ile ilgili hala fikir birliğine varamamıştır. Güvenilir bir destek ürünü olması tercih edilebilirliğini artırsa da bu konuyu aydınlatmak üzere daha fazla müdahale çalışmasına gereksinim duyulmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Alerji, Mikrobiyota, Prebiyotik, Probiyotik